COVID-19 GÜNLÜKLERİ

Korona Günlerinde Marka & İletişim

Onur Ünsal, Dijitalleşme Direktörü
Korona günlerinde marka imajını yeniden düşünmek gerekiyor. Krizden sonra nasıl hatırlanmak istiyorsunuz?
Hepimizin yakından hissettiği bir gerçek var: ekonomik kriz. İşletmeler ve ülke ekonomileri COVID-19 pandemisi dünyada etkileri arttıkça daha da zor duruma düşüyor. Küresel verilerin de gösterdiği üzere ekonomik küçülme kaçınılmaz. Pek çok öngörü 2008 küresel krizinden daha ağır bir ekonomik ortama girildiği hatta 1929 krizine benzer biçimde bir buhran beklentileri olduğunu gözlemliyoruz.

Şu anda tamamen dürüst olmak gerekiyor. Önce kendimize, sonra da paydaşlarımıza karşı. Yakın zamanda çok acı çekeceğiz. Hükümet desteklerinin yetersizliği nedeniyle iflaslar kaçınılmaz. İflasların yanında zorunlu olarak milyonlarca insan işlerini kaybediyor ve aylık/günlük gelirden mahrum kalıyor.

Dolayısıyla tüketiciler, yani müşterileriniz önce kendi sağlıkları, aileleri ve ellerinde olan işlerine odaklanmış durumdalar. Yapmak zorunda oldukları temel harcamalar dışında tüketimden kaçınıyorlar.

Bireyler içinde bulunduğu ekonomik ortamı en çok kriz dönemlerinde dikkatle analiz ederler. Bu kriz siyasal, ekonomik, toplumsal veya bu günlerde yaşadığımız gibi sağlıkla ilgili olabilir. Dolayısıyla bu kriz günlerinde pazarlama, marka yönetimi ve PR süreçlerimizi güncellemek zorundayız. Çünkü bu buhran ortadan kalktığında hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Bugünlerde kurduğumuz iletişim ve iş anlayışı gelecekte insanların bize nasıl yaklaşacağını belirleyecek.
Bazı büyük markaların dijital pazarlama kanallarındaki sıra dışı pazarlama ve iletişim girişimlerine bir göz atın. Ortak noktaları satış gelirlerine değil, marka bilinci oluşturmaya ve imajlarını güçlendirmeye odaklanmalarında yatıyor. Pazarlama girişimlerinin arkasındaki ana mesaj tüketicilere 'X markası sizinle beraber', 'Y markanız sizi evde ve sağlıklı kalmaya çağırıyor' olarak ortaya çıkıyor.

Bunun yanında ticari iletişim ve marka yönetimi süreçlerinin mevcut koşullarda ciddi testlerden geçtiğini ifade etmek zorundayız. Sağlık kaygıları nedeniyle tüketiciler hiç olmadığı kadar duygusal davranışlar sergiliyorlar. Üstelik evde kalmanın zorunlu bir sonucu olarak sosyal medya ve diğer dijital platformlar sayesinde insanlar markalarla daha fazla iletişime geçme ve haklarında yargıda bulunma imkanlarına sahipler. Dolayısıyla bireysel travmalar farklı odaklarda yoğunlaşarak toplumsallaşıyor. Fırsatçılık gibi toplum tarafından onaylanmayan eylemlerin odağı haline gelen kişi ve kurumlar bireysel hafızaya ve toplumsal bilinçaltına işleniyor. Toplumsal hafıza bakımından değerlendirildiğinde hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren bir zincirin kriz nedeniyle hazır gıdaya geçmesi ya da sıradan bir medikalcinin 20 kuruşluk maskeleri karaborsacılık yaparak 20 liraya satması arasında hiç bir fark bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu kriz ortamının faturası, çok da uzak olmayan bir gelecekte, sürpriz kişi ve kurumlara çıkartılır ise şaşırmamak gerekir.

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi insanların bizim harcayacağı zaman artık daha fazla. Dolayısıyla dijital pazarlama ve ticari iletişim stratejilerimizi müşterilerimizi anlayarak ve onların en çok ihtiyaçları olan duyguyu yani "GÜVEN"i onlara sunarak kurmak zorundayız. Gerek B2B gerekse B2C olsun, her durumda muhataplarımızın etten ve kemikten, gerçek insanlardan oluştuğunu unutmamalıyız. İnsanların duygusal patlamalar yaşadıkları bu zor günlerde doğru iletşim ve tanıtım stratejileriyle uzun süreli güven oluşturma imkanlarına sahibiz. Ancak bu imkanları kullanıp kullanmamak bizim elimizde.

Özetle, tüketiciye veya müşteriye markanın kendilerine baktığını, ancak satmaya çalışmadığını bildiren küçük mesajlar ve iletişim, marka bilinirliğini ve güvenilirliğini artırmak için en önemli faktör olacaktır. Bu sayede doğru müşteri segmentini elde edebilir ve müşterilerimizi konsolide edebiliriz. Bu nedenle, marka ve pazarlama yöneticilerinin, özellikle dijital kanallarda, artık her zamankinden daha fazla işi var. Uzun vadeli iş büyüme planları ancak güvenilir bir marka iletişimi ile sürdürülebilir olacaktır.
mybranders, korona virüs ve iş, korona virüs ve marka yönetimi, branding and corona virus, business in covid-19
BÜLTENİMİZE Abone Olun
© 2020 - 2030 MyBranders - Tüm Hakları Koruma Altındadır
Web Tasarım: MyBranders Dijitalleşme&Markalaşma Departmanı
Made on
Tilda