Pazar araştırmasına nasıl başlarım?

Şu an Türkiyeli üreticilerin en büyük sorunlarından bir tanesi artan maliyetler karşısında iç pazarın cevap veremez duruma gelmesidir. Artan stoklar, konkordatolar yüzünden tahsil edilemeyen alacaklar ve azalan satışlar üreticilerin gözlerini dışarıya çevirmelerine neden oldu. Ancak çok az üretici ihracat için gerekli bağlantıları kurabiliyor. İhracatçı birlikleri üreticilerin ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzak durumdalar. Kamu kurumları ise geleneksel olarak büyük üreticilerin sorunları ile ilgilenmekteler. Peki bu durumda küçük ve orta ölçekli üreticiler kendi kendilerine, hiç kimseden yardım ve hizmet almadan nasıl uluslararası bağlantılar bulabilir ve ürünlerini dış pazarlara satabilir?
Bu sorunun tek bir cevabı elbette yok. Ancak en etkili yöntem pazar araştırması yapmaktan geçiyor. Bu makalede size etkili pazar araştırması yapmanın 6 ilkesinden bahsedeceğim. MyBranders olarak bizim de kullandığımız bu ilke ve yöntemler sayesinde onlarca üretici 6 aylık bir zaman diliminde yeni müşterilerine 2 milyon dolara kadar ihracat yaptılar.


1-Komplekslerinizden kurtulun!

Her türlü araştırmanın temeli yeni bir şey öğrenmekte yatar. Yani bilmediğiniz gerçeği ile yüzleşmeniz gerekir. Cehalet tüm toplumların ortak sorunu ve baş edilmesi çok zor olan bir canavar. Yaratıcılığı ve girişimciliği öldürür. Geçmişte veya bugün ne kadar büyük başarılar elde etmiş olsanız da, her yeni gün size farklı zorluklar ile gelir ve yeni bilgilere ihtiyacınız olduğunu hissettirir. İnsanlar çoğu kez bilmediğinin düşmanı olduğu gibi, yeniliklere de kulaklarını tıkamış olurlar. Sadece ilerlemek isteyenler kendi eksiklerinin farkında olur ve onları kapatmak için çalışırlar. İşte pazar araştırması önce işletmecinin kendisine ve işine karşı olan dürüstlüğü ile başlar.

Pratik olarak sizden daha bilgili ve tecrübeli insanlarla sohbet etmeye çalışın. Onlardan öğreneceğiniz pek çok şey olduğu gibi, size yeni perspektifler de sunabilir.

2- Bir Üniversite Bulun!

Etrafınızda ihtiyacınız olan bilgilere sahip insanların olmadığını düşünebilirsiniz, bu gayet doğaldır. Ancak yanılıyorsunuz. Türk hükümeti son 15 yılda 70'in üzerinde irili-ufaklı üniversiteler açtı. Bu üniversitelerin hemen hemen tamamında işletme bölümleri bulunmaktadır. Bu bölümlerde çalışan akademisyenler genelde yurt dışında eğitim almış insanlardan oluşmaktadır. Tek yapmanız gereken şehrinizdeki üniversiteyi arayıp işletme sorunlarınızını danışmak için bir öğretim üyesi ile görüşmek istediğinizi söylemektir. Akademisyenler sektörden talep gelmesini beklerler. Yıllarını işletmeciliği bilimsel olarak geliştirmeye vermiş bir hocanın sizin ayağınıza gelmesini asla beklemeyin. Unutmayın, sizin bilgiye ihtiyacınız var, hocaların değil!

3- Araştırma programınızı yapın!

Araştırmaya programlı bir şekilde başlamalısınız. Yani

Neyi araştıracağınızı,
Ne kadar sürede araştıracağınızı,
Kimlerle araştıracağınızı,
Araştırmada hangi araçları kullanacağınızı ve Sonuçları nerede muhafaza edeceğinizi önceden belirlemeniz gerekir.

Bu program sayesinde hem yaptıklarınızı bilir hem de ulaştığınız sonuçları daha sonra kullanmak üzere depolarsınız.

4- Yabancı dil eksiğiniz var ise Google Chrome ve çeviri kullanın!

Pazar araştırmasının temel aracı Google'dır. Bireysel olarak araştırma yapanların düştüğü en büyük hata anahtar kelimeleri sadece İngilizce yazmak ve İngilizce siteler üzerinde araştırmaya yönelmektir. Bu da çoğu kez karın ağrılarına neden olur. Araştırmasını yapacağınız pazarda kullanılan en yaygın dil hangisi ise o dilde araştırma yapmalısınız. Elbette bu dilleri bilmiyor veya destek personeliniz olmayabilir. Ancak Google ve Yandex çeviri gibi araçları kullanarak belli bir düzeyde bilginizi arttırabilirsiniz. Buradaki en temel kurnazlık ise, eğer biliyorsanız, Chrome'un İngilizce çevirisinden faydalanmanız olacaktır. Çünkü İngilizce tüm dünyada en iyi çeviriler yapılan dildir ve bu arama motorları en ideal çeviri kombinasyonlarını sunarlar.

5- Araştırma sonucunda ulaştığınız şirketleri ARAYIN!

En büyük araştırma hatası elektronik posta ile iletişimin kurulmasından başlıyor. Karşınızdaki şirketlerin, kurumsal veya bireysel olsun, gerçek insanlar tarafından yönetildiğini ve iletişimin hala en güçlü aracının sözlü olduğunu aklınızda tutun. Potansiyel müşteriniz olacak bu işletmelerde yaratacağınız ilk intibanın ne kadar önemli olduğunu unutmayın.

6- Stajer çalıştırmaktan çekinmeyin!

Yukarıda her şehirde bir üniversite olduğunu ifade etmiştim. Her üniversitede yabancı dil bilgisi iyi düzeyde olan öğrenciler vardır. Özellikle yaz dönemlerinde bu öğrenciler evlerinde oturuyor. Oysa sizin için en ideal çalışan adayları bu kişiler. Üstelik maliyetleri ise kadrolu çalışanlardan daha düşüktür. Bu öğrencileri 3-6 aylık dönemler halinde işletmenizde çalıştırın. Hem onlar için büyük tecrübe olacaktır hem de sizin için inanılmaz verimli bir insan kaynağı.

Bu tavsiye ve ilkeler başlangıç aşamasında bir araştırmacı/girişimcinin işine temel oluştururlar. Daha detaylı açıklamalara ihtiyaç duyulduğunun da farkında olarak şimdilik makaleyi bitirelim. İlerleyen günlerde araştırma yöntemleri ve pazarlama araçları ile ilgili daha detaylı yazılarımızı internet sitemizde paylaşmaya devam edeceğiz.

Oğuz Şahbaz

Markalaşma Müdürü
BÜLTENİMİZE Abone Olun
© 2020 - 2030 MyBranders - Tüm Hakları Koruma Altındadır
Web Tasarım: MyBranders Dijitalleşme&Markalaşma Departmanı
Made on
Tilda